|
Sayfa 1 of 11 Önümüze Çıkan Fırsatların Ne kadar Farkındayız? Kısa vadeli ya da uzun vadeli hepimizin mutlaka planları, yapmak istedikleri vardır. Zaman zaman umutsuzluğa kapılırız, neden hala bir gelişme yok diye… Peki böyle durumlarda hiç dönüp 'ne yaptığınıza' baktınız mı? Yani hedefleriniz doğrultusunda çaba harcadınız mı, ya da harcadığınız çabanın yeterli olup olmadığını düşündünüz mü? Köyün birinde bir adamcağız varmış. Kendini Allah'a adamış. Hiçbir iş yapmaz, hatta yemek-içmek gibi doğal ihtiyaçlarını bile yerine getirmeden sürekli ibadet edermiş. Günün birinde köyü sel basmış ve köy boşaltılmış. Bizimki gitmemekte direniyor… 'Allah bana yardım eder'den başka laf çıkmıyor ağzından. Sular yükselmiş bizimki evinin üst katında durabiliyor. Jandarma kayıkla yaklaşmış:
- Hadi gel, boğulacaksın! - Bana bir şey olmaz, Allah yardım eder.
Bu arada sular yine yükselmiş ve adamcağız ancak çatıda durabiliyor. Jandarma yine kayıkla yaklaşıyor:
- Hemşerim, inat etme gel. Bak boğulacaksın! - Allah yardım eder, gidin.
Ve nihayet sular ağız hizasına çıkıyor ve jandarma son bir kez daha şansını deniyor:
- Artık inat etme, bak birazdan su seni yutacak! - Gidin, Allah bana yardım eder.
Ve beklenen son, adamcağız ölüyor. Öbür tarafta işlemleri yapılıyorken biraz isyankar bir sesle söyleniyor:
- Be Allah’ım, yemedim, içmedim, çalışmadım sürekli sana ibadet ettim. Niye bu kulunu gözetmedin, niye bana yardım etmedin?
O sırada yukarıdan bir ses:
- Tam üç kere kayık yolladım ya…..
Oturduğumuz yerden isteklerimize ulaşmamız söz konusu olamaz. Mutlaka çaba harcamalı ve önümüze çıkan fırsatları –kayıkları- iyi değerlendirmeliyiz.
|
|
|